SGK Mevzuatında Yapılan Değişiklikler İşverenlere Nasıl Yansıyacak?
İsa Karakaş
SGK Başmüfettişi/
isakarakas@gmail.com
(21.01.2013)

Tüm Makaleleri

 SGK Mevzuatında Yapılan Değişiklikler İşverenlere Nasıl Yansıyacak?
 
I.TEHLİKE SINIF VE DERECESİNE GÖRE PRİM ORANI TESPİTİ YERİNE SABİT PRİM UYGULAMASINA GEÇİŞ YAPILDI
 
        A.MEVCUT UYGULAMA
          5510 s. Kanunun “Kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesi ve işkollarının ve işlerin tehlike sınıf ve derecelerinin belirlenmesi” başlıklı 83. Maddesine göre kısa vadeli sigorta kolları primi, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre tespit edilmektedir. Buna göre  iş kolları tehlikenin ağırlığına göre sınıflara, bu sınıflar da özel iş şartlarına ve tehlikeyi önlemek için alınmış olan tedbirlere göre derecelere ayrılmaktadır. Hangi iş kollarının hangi tehlike sınıfına girdiği, tehlike sınıf ve derecesine ait prim oranlarının ve tehlike derecelerinin belirlenmesi ise Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesine[1] göre belirlenmektedir.
         Sözkonusu tarife eki listede işkolları oniki tehlike sınıfına ayrılmış olup bu sınıfların normal prim oranları, en düşük haddi % 1, en yüksek haddi % 6,5 olarak belirlenmiştir. Bir işin normal yüzdelik prim oranı, dahil olduğu tehlike sınıfının 2’ye bölümü sonucunda bulunacak rakama, 0,5 değerinin eklenmesi suretiyle bulunmaktadır.
              Buna göre her tehlike sınıfı üst, normal ve alt derece olmak üzere üç tehlike derecesine ayrılmaktadır. Üst derece prim oranı dahil olduğu tehlike sınıfının normal yüzdelik prim oranından 0,2 puan daha yüksek, alt derece prim oranı normal yüzdelik prim oranından 0,2 puan daha düşüktür. I inci tehlike sınıfındaki işyerleri için alt derece prim oranı, bu sınıfın normal prim oranının altına düşememektedir.  XII nci tehlike sınıfındaki işyerleri için ise üst derece prim oranı, bu sınıfın normal prim oranını geçememektedir.
     DERECELEME İŞLEMLERİ
  1. Kurum, her yıl yapacağı hesaplamalar ile dereceleme hesabının yapıldığı yıldan önceki 3 takvim yılı içinde aynı işkolunda 40 bin ve daha fazla gün için sigorta primi tahakkuk ettirmiş olan işyerlerini derecelemeye tabi tutmaktadır.
  2. Bu işyerlerinin girecekleri tehlike dereceleri; derecenin belirlendiği yıldan önceki 3 takvim yılı içinde meydana gelerek Kurum kayıtlarına intikal eden ve işyerlerinin özel şartları ile tehlikeyi önlemek için alınmış olan emniyet tedbirlerinin de sonucunu gösteren iş kazaları, meslek hastalıkları, sürekli iş göremezlik ve ölüm olaylarına göre işyerlerinin tehlike ağırlığı dikkate alınarak Kurum tarafından üst, normal veya alt derece olarak belirlenmektedir.
  3. İşyerinde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı, sürekli iş göremezlik ve ölüm olaylarının, işverence işyerinde alınan işin niteliğine uygun bilimsel ve teknik tedbirlerin alınmasına rağmen veya doğal afetler sonucu meydana geldiğinin tespiti halinde kaçınılmazlık ilkesi gereği bu tür olaylar derecelendirme hesabında dikkate alınmamaktadır..
  4. Yukarıda belirtilen 3 yıllık devre için 40.000 gün sigorta primi tahakkuk ettirmemiş olan işyerleri, dahil bulundukları işkolunun normal prim oranı üzerinden prim ödemeleri gerekmektedir.
        B.YENİ UYGULAMA
         10.01.2013 tarihinde 6385 sayılı  “Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” TBMM’de kabul edildi.  Bu Kanunun;
       9. Maddesinde; “5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“c) Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının %2’sidir. Bu primin tamamını işveren öder. Bu oranı %1,5 oranına düşürmeye ya da %2,5 oranına artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.”
      10. Maddesinde “5510 sayılı Kanunun 83 üncü ve 84 üncü maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
Hükümleri yer almaktadır. Bu hükümlerle birlikte yukarıda yer verilen  kısa vadeli prim uygulamaları tamamen değiştirilmiştir. Keza  5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesine göre, Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, %1ila 6,5 arasında değişmekte idi.
5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinde yapılan değişiklik ile kısa vadeli sigorta kolları prim oranı % 2 olarak sabitlenmiş ve bu oranı %1,5’a indirmeye ve %2,5’a çıkarmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Bu şekilde işyeri tehlike sınıf ve derecesinin belirlenmesi konusundaki birçok bürokratik işlem ve yaşanan ihtilafların son bulacağı düşünülerek bu yeni düzenlemelere geçilmiştir. Elbetteki bu düzenleme yüksek prim oranı (%2’den fazla)ödemekte olan işverenlerin lehine olacaktır.
            Diğer yandan  muhtasar beyanname ile aylık prim ve hizmet belgesinin birleşmesi ve Türkiye genelinde tek işyeri sicil numarası uygulamasına geçilmesinin önündeki engeller kaldırılmıştır. Yapılan sabitlemeye paralel olarak artık uygulanma kabiliyeti kalmayan işyeri tehlike sınıf ve derecelerinin belirlenmesi ve değiştirilmesiyle ilgili 5510 sayılı Kanunun 83 ve 84. maddeleri de yürürlükten kaldırılmıştır.
       II.PRİM AFFI OLACAK MI?
 
         TBMM’de kabul edilen söz konusu Kanunda;  SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığından emekli olduktan sonra  herhangi bir ticari faaliyette bulunanların bu faaliyetleri nedeniyle emekli aylıklarından    %15 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisi yapılması gerektiği halde, bu kesintileri yapılmayanların borçlarının yapılandırmasını kapsamaktadır.
         Emekli olduktan sonra vergi kaydı bulanan yüzbinlerce emekli bulunmaktadır. Zamanında  belirtilen prim kesintisinin yapılmaması nedeniyle  ödenmeyen primlere gecikme zammı ve gecikme cezası uygulanmasıyla büyük meblağlara varan borçlar oluşmaktadır. Bu borçlara nedeniyle  oluşan  mağduriyetlerin giderilmesi için  bu durumdaki emeklilerin borçları yapılandırılmaktadır. Yapılandırmada  2011 yılında yürürlüğe giren Torba (6111 sayılı) Kanun hükümlerine paralel olarak bu durumdaki emeklilerin prim borçlarının TÜFE/ÜFE  ile güncellenerek  primlere bağlı olarak yürütülen gecikme zammı ve gecikme cezasının silinmesi şeklinde olacaktır. Yapılandırmada  taksitlendirme imkanı da getirilmektedir.  Yapılandırmadan faydalanmak için anılan Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren  üç ay içinde SGK’ya başvurmak gerekmektedir.
 
III.SONUÇ
 
TBMM’de kabul edilen sözkonusu Kanunda işverenleri ilgilendiren uygulamalar yukarıda yer verilen hususlarla sınırlı bulunmakta olup, diğer değişiklikler ise sigortalılar lehine yapılan sosyal düzenlemelerden ibarettir.


[1] RG:29.09.2008/27002

     




© 2011 www.muhasebevergi.com Tüm Hakları Saklıdır.